Bu soruya ilk yanıt "kaynar kazana atmalı, altına odun atmalı…" ya da "iki yanından tutup pencereden aşağı fırlatmalı" olabilirdi. Ancak şimdilik bunlar pek olası görünmüyor.
O zaman Tv’ye adadığımız saatleri geri almak için ne yapmalı sorusunu sorabiliriz.
Hayatı bütün boyutlarıyla görmek, hissetmek ve yaşamak için bize lazım olan ilk şeyin zaman olduğundan hareketle Tv’ye verdiğimiz zamanın bize ne getirdiği ve bizden ne götürdüğünü düşünerek işe başlayabiliriz.
Her halde bu işte önce bilinçlenmek gerekiyor.
"Tv’nin bana ne yararı var?
Bütün proğramlar benim için uygun mu?
Proğramların bitiminde bende bıraktığı bilgi, birikim ve haz nedir? Sadece vakit geçirmek için mi izliyorum?
O proğramı izlerken esas amacım ne?"
gibi soruları kendinize sorabilirsiniz.
Hergün kendinize vakit ayırıp, amacınızı, hayallerinizi, planlarınızı gözden geçirmeniz gerekir.
Tv’yi bütünüyle hayatımızdan çıkarmak (hepimiz için) şimdilik kolay görünmüyor.
Uzaktan kumandanın bizim elimizde olduğunu ve bunu istediğimiz gibi kullanabileceğimiz fark etmek ilk önemli adım. Daha sonra da, seçerek ve istediğimiz belirli programları izlemek de ikinci adım olmalı.
Eğer kendinizi ve Tv tutkunuzu dizginleyemiyor ve ekran karşısından uzaklaşamıyorsanız, bu konuda öncelikle kendinize hedefler belirlemeli ve bu hedeflere ulaşmaya çalışmalısınız.
Tatiller, izinler, aile ziyaretleri, sosyal ilişkiler gibi durumlar Tv’den uzaklaşma alışkanlığı edinmek için bir fırsat olarak kullanılmalı.
Hayatta amacını belirlemiş olan kişi, hayattaki önceliklerini de biliyor demektir. Niçin yaşadığını bilen bir insan, kendine hedefler tayin etmiş ve bu hedefler doğrultusunda hareket ediyor demektir. Bunun için de, bütün fırsatları değerlendirmeyi, önünde engel teşkil eden ve dikkatini dağıtan şeylerden uzak durmaya çalışır.
Yaşamında söz sahibi olan insan, kendini suyun akıntısına tamamen bırakmış değildir. Onun felsefesi "battı balık yan gider" değil, gerekirse akıntıya karşı yüzmeyi de göze alır. Hedefine ulaşamasa da, gittiği yönden emin, belirsizliklerden uzak, üzerine düşen görevi yapmış olamanın verdiği haz ile mutlu ve huzurludur.
Bu koşuşturmalı ve zaman fakiri olduğumuz hayat içinde her birimize her gün ekstradan 3-4 saat verildiğini bir düşünelim. Kimimiz kitap okumayı, kimimiz bir sanatı öğrenmeyi, kimimiz akraba, eş-dost ve komşu ziyaret etmeyi, kimimiz de yeterince zaman ayıramadığımız aile fertleri ile ilgilenmeyi hayal eder.
O zaman ne duruyoruz?
Tv’ye kaptırdığımız ve heba ettiğimiz saatleri, J. Taylor’un dediği gibi "Hikmetin en üst mertebesi ölürken yapmayı arzuladığımız şeyleri yaşarken yapmaktır." ilkesi ışığında, kendi istediklerimizi, arzuladıklarımızı yapabiliriz.
Bunun için yapılacak şeyler belki belli ama ben yine de birkaçını sıralayabilirim, belki bir ufuk açar:
Belirli bir süre (3 gün, 7 gün gibi) TV.yi tamamen "off" duruma getirip, onsuz evimizde zamanın nasıl doldurulduğunu keşfederek işe başlayabiliriz,
Haftalık izleyeceğiniz film, dizi ve proğramları belirlemeli, bunun dışında o sihirli kutunun düğmesine asla dokunmamalı,
Seçilen proğramlara ve süresine sadık kalınmalı ve bu konuda çocuklar da işbirliğine davet edilmeli,
"Zapping" denen tv karşısındaki tamamen heba olan o zamanı düşünüp asla o tuzağa düşmemeli,
Evde başka işlerle uğraşırken bile Tv’nin sürekli açık tutulması alışkanlığından vazgeçilmeli, illa bir sesin arkadaşlığına ihtiyaç varsa bu hafif bir müzik ya da radyo ile de çözülebilir,
Misafir geldiğinde ya da misafirliğe gidildiğinde, Tv ekranının yerine sohbet ve muhabbet ile ortam oluşturulmaya gayret edilmeli,
Evde, çocuklarla birebir vakit geçirilen etkinlik saatleri belirlenmeli ve zaman dilimlerinde Tv asla olmamalı,
Bu konularda arkadaş, komşu ve çevremizde bir farkındalık oluşturulmalı ve onları da bu konularda birlikte hareket etmeye çağırmalı,
Tatil, kamp, piknik vb. boş zamanların fazla olduğu ve tamamen bize ait olduğu yerlere Tv götürmek yerine, doğayla başabaşa kalıp tabiatın sesini dinleme, tarihi mekanları okuyarak ve yaşayarak vakit geçirilmesini sağlanmalı,
Tv’nin aile, birey ve düşün dünyamız için getirdiği olumsuzluklar için dergi, kitap ve değişik yayınlar takip edilmeli ve bu konulardaki bilinç düzeyi sürekli korunmaya çalışılmalıdır.
Tv’nin öteki adının "magic box" olduğunu unutmamanız dileğiyle daha az Tv’li günler..
|
 |
Yorumlar |
|

|
|